Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi/ Karamanoğulları Kültür ve Medeniyeti Uygulama ve Araştırma Merkezi

1. Seyahatnameler Ve Elçi Notları

SEYAHATNAMELER VE ELÇİ NOTLARI

1.İbn Battuta, Seyahatnamesi

        
     
 

       14. asır seyyahlarından İbn Batuta (öl. 1369), Karamanoğullarının coğrafi mekânları ve sosyal hayatları hakkında kıymetli malumatlar verir.

 

2. Denizaşırı Seyahati

         
     
 

         Seyahatnamenin yazarı Bertrandon de la Broquiere (öl.1459), Fransa krallığının dışında kalmış Bourgogne Dükalığının seçkin bir savaşçısı ve diplomatıydı. Efendisi Philippe le Bon’un yapmayı tasarladığı Haçlı seferi için bilgi toplamak adına doğuya bir ajan olarak gönderilmişti. Broquiere, 1432 tarihinde Venedik’ten yola çıkarak gemi ile önce Yafa, Kudüs oradan da Suriye üzerinde Anadolu’ya gelmiştir. Burada beyliklerden Ramazanoğlu, Karamanoğlu ve Osmanlı topraklarına da girmiş, Bizans’ın elindeki İstanbul’a da gitmişti. Burada gezerek aldığı notlar çalışmamız için değeri, yazarın Karaman idaresindeki önce Larende (Karaman) oradan da Kıbrıslı iki elçiyle beraber Konya’ya II. İbrahim Bey’in huzuruna çıkmasıdır. Huzura çıkış teşrifatını detaylı olarak veren yazar aynı zamanda Konya şehrinin fiziki ve sosyal yapısıyla da ilgili azda olsa bilgi vermektedir. Fransızca kaleme alınmış olan bu eser Semavi Eyice ve İlhan Arda tarafından Türkçeye kazandırılmıştır.

 

3. Caterino Zeno ve Ambrogio Contarini, Seyahatnâmeleri

 
      
                   

        Bilindiği üzere Caterino Zeno, Trabzon Rum İmparatorluğu Prenseslerinden, Uzun Hasan Bey’in eşi Despina Hatun’un yeğeniydi. Venedik Senatosu, İstanbul’un Fatih Sultan Mehmed tarafından fethedilmesi üzerine uzun yıllar sürecek olan Osmanlı-Venedik savaşları için doğuda yeni bir cephe açmak için müttefik arayışına girmişti. Bunun için Akkoyunlu Uzun Hasan Bey ve Karamanoğulları Beylerini Osmanlıya karşı tahrik etmek için Caterino Zeno elçi olarak doğuya gönderilmişti. Zeno’nun bu seyahatinin amacının ne olduğunu ve gittiği yerlerde huzura çıkışını, Akkoyunlu sarayı ve askerleri hakkında bilgileri not etmiştir. Zeno’nundan sonra Venedik elçileri (Josaphat Barbaro) doğuya gitmişlerdir. Özellikle Otlukbeli (1473) savaşından sonra Ambrogio Contarini (1499)’de Uzun Hasan’ın huzuruna gönderilmişti. Akkoyunlu sarayında Zeno gibi itibar göremeyen bu elçi de kaleme aldığı notlarında dönemle ilgili önemli bilgiler vermektedir. Bu iki elçinin kaleme almış oldukları notlar günümüze kadar ulaşmış olup Tufan Gündüz tarafından Türk ilim dünyasına sunulmuştur.

4. Anadolu ve İran’a Seyahat 

 
     
              

       Caterino Zeno’dan sonra Anadolu’ya Osmanlıya karşı açılmış olan Karamanoğlu Akkoyunlu cephesini güçlendirmek için Venedik senatosu tarafından Josaphat Barbaro (öl.1494) doğuya elçi olarak gönderildi. Yalnız bu Josaphat Barbaro’nun diğer elçilerinden farklı bir seyahati vardı. Çünkü bu elçi yanında askeri mühimmatla yola çıkarak bunları doğudaki müttefiklerine ulaştırmaya çalışmıştı. Josaphat Barbaro, sadece bir elçi değildi o aynı zamanda bir askeri komutandı. Nitekim Barbaro’nun Osmanlıya karşı Akkoyunlarına askeri malzemeyi Akdeniz’den müttefik Karaman ülkesinden Uzun Hasan Bey’e ulaştırmaya çalışmıştı. Ancak bu elçiyi bizim çalışmamız hususunda önemi ise hiç şüphesiz Karamanoğlu Kasım Bey’e Kıbrıs merkezli askeri destek sağlayarak Silifke’yi Osmanlılardan almasıydı. Josaphat Barbaro’nun Karamanoğullarına yaptığı bu askeri destek önemliydi. Zira bir asırdan fazladır Venedik Karamanoğlu ittifakının neticeye dönüşerek ilk sıcak temas yaşanmıştı. Josaphat Barbaro, Kasım Bey’e verdiği filo desteği ve Silifke’nin nasıl alındığını detaylı bir şekilde anlatmaktadır. Bu çalışma da yine Tufan Gündüz tarafından Türkçeye kazandırılmıştır.

 

5. Giovanni Maria Angiolello, Seyahatnâmesi

 
         

        Venedikli aristokrat bir aileye mensup olan Giovanni Maria Angiolello 1470 tarihinde Osmanlının Eğriboz’a yapmış olduğu sefer neticesinde Türklere esir düşerek İstanbul’a getirilmişti. Fatih Sultan Mehmed’in oğlu Şehzade Mustafa’nın hizmetine verildi. Kendisi Osmanlı hizmetinde bulunduğu süre zarfında 1472’de KarAman seferi ve Otlukbeli savaşında 1473’te bizzat bulunmuştur. Müellif, tanık olduğu hadiseleri not etmiştir. Bu notlar günümüze kadar ulaşmış ve Tufan Gündüz tarafından Türkçeye çevrilmiştir.